Makaleler

DENETİMLİ SERBESTLİK YÖNETMELİĞİNİN ÖZETİ

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin yayımlandığı 2013 yılından sonraki süreçte gerçekleşen mevzuat değişiklikleri, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2 Mart 2021 tarihinde açıklanan İnsan Hakları Eylem Planında yer alan hedeflerden Denetim

4 Şubat 2022 Saat: 09:50
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 536 kez okunmuştur

DENETİMLİ SERBESTLİK YÖNETMELİĞİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER
DENETİMLİ SERBESTLİK YÖNETMELİĞİNİN ÖZETİ

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin yayımlandığı 2013 yılından sonraki süreçte gerçekleşen mevzuat değişiklikleri, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2 Mart 2021 tarihinde açıklanan İnsan Hakları Eylem Planında yer alan hedeflerden Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı sorumluluğunda olan hedeflerin gerçekleştirilmesi ve denetimli serbestlik uygulamalarında karşılaşılan sorunlara çözüm getirilmesi amacıyla mevzuat değişikliği çalışmaları gerçekleştirilmiş olup 5/3/2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış ve yeni “Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği” 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Yönetmelik değişikliği ile birlikte; 6545, 7188 ve 7242 sayılı Kanunlar ile infaz mevzuatında yapılan değişiklikler yönetmelik çalışmasına yansıtılmış, denetimli serbestlik görev alanına eklenen bazı karar türleri ve uygulamalara ilişkin yeni maddeler ihdas edilmiş, görev alanından çıkarılan karar türleri ile uygulamaları ilgilendiren, diğer yönetmeliklerde düzenlenen ve tekrar mahiyeti taşıyan bazı madde ve fıkralar yönetmelikten çıkarılmış, ayrıca işleyişte işlevselliği artırmaya ve uygulama birliğini sağlamaya yönelik bazı düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan değişikliklerden bir kısmı yargı mercii veya kurum adı değişiklikleri gibi güncellemeleri içermekte, bir kısmı yapılan bir düzenlemenin ilgili diğer maddeleri etkilemesinden kaynaklı değişiklikleri kapsamakta, bir kısmı ise uygulamaları yeniden düzenlemektedir.

Yönetmelikte Kanun değişikliklerine uyum gereğince gerçekleştirilen değişiklikler şöyledir:

 

5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinde yapılan değişiklik ile birlikte haklarında “Tedavi ve Denetimli Serbestlik Kararı” verilen yükümlülere yönelik denetimli serbestlik süreci yeniden yapılandırıldığından ilgili Yönetmelik maddesinde Kanun hükümlüleri uyarınca değişiklik yapılarak kararın tedavi ile birlikte veya sadece denetimli serbestlik tedbiri oluşuna ve hükümlünün ceza infaz kurumunda ya da toplum içinde denetim ve takibine devam edilişine göre yapılması gereken iş ve işlemler ile tedbirin başlangıç ve bitiş tarihinin hüküm altına alınması sağlanmıştır.

 

5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinde yapılan düzenleme ile denetimli serbestlik görev alanına giren “Adli Para Cezasına Karşılık Kamuya Yararlı Bir İşte Ücretsiz Çalıştırılma Yükümlülüğü”nün infazına ilişkin denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilmesi gereken iş ve işlemleri düzenleyen yeni bir madde ihdas edilmiştir. Madde içeriğinde Kanunda yer alan düzenlemeler uyarınca yapılması gereken işlemler ile denetimli serbestlik görev alanına giren diğer kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüklerinin infazı süreciyle ortaklaşan usul ve esaslara yer verilmiştir.

5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca; mükerrirler ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan hükümlü olanların denetimli serbestlik yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ilgilendiren maddede, haklarında infaz hakimi tarafından yükümlülük belirlenen ve belirlenmeyen mükerrir hükümlüler bakımından yapılması gereken işlemler ve infaz hâkiminden disiplin hapsi talebinde bulunulmasını gerektiren haller hükme bağlanmıştır. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan hükümlü olanlar hakkında yapılması gereken iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik"te düzenlendiğinden bu hususta tekrara sebebiyet verilmeksizin sadece ilgili yönetmeliğe atıfta bulunulmuştur.

5402 sayılı Kanunun 12, 13 ve 17 nci maddelerinde yapılan değişiklikle birlike “mağdur destek hizmetleri”nin denetimli serbestlik görev alanından çıkarılması nedeniyle denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından mağdurlara yönelik yapılan çalışmaları ilgilendiren madde ve fıkralar Yönetmelikten çıkarılmıştır.

4675 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle birlikte daha önce mahkemeler tarafından verilebilen bazı kararların, infaz hâkimliğinin yetkisine verilmesi nedeniyle Yönetmelikte ilgili kararlara yönelik düzenlemelerde geçen “mahkeme” ibaresi “infaz hâkimliği” ya da infaz hâkimliğini de içerecek şekilde “yargı mercii” olarak değiştirilmiştir.

5402 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile birlikte denetimli serbestlik görev alanından çıkarılan bazı adli kontrol tedbirleri, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlardan sürücü ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma yaptırımı ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararlarından belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ile sürücü belgesinin geri alınması kararını ilgilendiren madde ve fıkralar Yönetmelikten çıkarılmıştır.

5275 sayılı Kanunun “Kamuya yararlı bir işte çalıştırma” başlıklı 105 inci maddesinde yapılan değişiklik ile; kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlardan kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımında daha önce hükümlünün ücretsiz olarak dört saat çalışmasının bir gün sayılması usulü, iki saat çalışmasının bir gün sayılması şeklinde değiştirildiğindenYönetmeliğin de ilgili maddesinde değişiklik yapılmıştır.

5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi için gereken üç günlük süre, beş gün olarak değiştirildiğindenYönetmeliğin ilgili maddelerinde de değişiklik yapılmıştır. Yine aynı madde kapsamında hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmelerine yönelik düzenlemenin, açık ceza infaz kurumuna iade edilmeleri şeklindedeğiştirilmesi nedeniyle Yönetmeliğin “Kapalı ceza infaz kurumuna iade” başlıklı maddesi, başlık adı ve içerik bakımından yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca ilgili diğer maddelerde de gerekli düzenleme yapılmıştır. Öte yandan “Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. ...” hükmü uyarınca Yönetmeliğin ilgili maddelerinde düzenleme yapılarak denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılması gereken iş ve işlemler ile kesintiye neden olan bu şartların ortadan kalkması durumunda önceki denetimli serbestlik süresinin kaldığı yerden işlemeye devam ettirilmesi, hükümlünün yeniden değerlendirilen risk ve ihtiyaçları doğrultusunda daha önce belirlenen bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulunma ve kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüklerinde geçirilen sürelerin dikkate alınmasının sağlanması hükme bağlanmıştır.

5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinde, koşullu salıverilen hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek bazı yükümlülüklere tabi tutulmasına yönelik yapılan düzenleme gereğince; Yönetmeliğin “Koşullu salıvermede denetim altına alma” başlıklı maddesinde değişiklik yapılması ve Yönetmeliğe ayrıca bir madde eklenmesi gerekmiştir. Söz konusu hükümlüler hakkında müdürlük tarafından belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, belirlenen programlara katılma yükümlülüklerinin belirlenmesinde gerekli usul ve esaslar hüküm altına alınmıştır. Kanun düzenlemesinde bu kapsamdaki hükümlüler için risk ve ihtiyaç değerlendirme işlemi yapılması gerektiği belirtildiğinden Yönetmeliğin “Risk ve ihtiyaçların belirlenmesi” başlıklı maddesinde de düzenleme yapılmıştır.

5402 sayılı Kanunun 26 ncı maddesine eklenen hüküm gereğince; denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından muhtaç durumda olduğu tespit edilen yükümlülerin, kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünü yerine getirirken mutad vasıta ile yaptıkları yol giderlerinin müdürlük bütçesinden, iaşe giderlerinin ise çalıştırıldıkları kurum bütçesinden karşılanabilmesine, bu hususun işbirliği yapılacak kurum ile görüşülerek işbirliği protokolünde yer verilmesine yönelik olarak Yönetmeliğin "İş birliği protokolü" başlıklı maddesinde düzenleme yapılmıştır.

5395 sayılı Kanunun “Adli kontrol” başlıklı 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen hüküm gereğince Yönetmelikte; denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilen çocuklar için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzmanın görevlendirilmesine ve çocuk hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmalarının yürütülmesine ilişkin  düzenleme yapılmıştır.

5275 sayılı Kanunun özel infaz usullerini düzenleyen 110 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yapılan değişiklik uyarınca; hapis cezasının konutta infazı için belirlenen süreler ile çocuklara ve maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenler ile doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınlara yönelik yapılacak işlemler Yönetmeliğin “Hapis cezasının konutta infazı” başlıklı maddesinde düzenlenmiştir.

Çeşitli kurumsal ihtiyaçların karşılanması ve İnsan Hakları Eylem Planında yer alan ilgili faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla Yönetmelikte yapılan değişiklikler şöyledir:

Denetimli serbestlik müdürlüklerinde bulunan bürolar arasında “Çocuk Hizmetleri Bürosu”nun da yer almasını ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki işlemlerin bu büro tarafından gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik düzenleme yapılmıştır.

Kayıt kabul işlemleri tamamlandıktan sonra değerlendirme ve planlama bürosu, çocuk hizmetleri bürosu ve infaz bürosuna yönlendirilmesi gereken yükümlüleri ilgilendiren denetimli serbestlik karar türlerinin açıkça belirtilmesi sağlanmıştır. Bu kapsamda; 

  1. Haklarında adli kontrol, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, cezanın konutta çektirilmesi kararı verilenlerin dosyalarının vaka sorumlusuna yönlendirilmesi,

  2. Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi kapsamında sadece denetimli serbestlik kararı bulunan yükümlüler müdürlüğe müracaat ettiklerinde; suça sürüklenen çocukların çocuk hizmetleri bürosuna, yetişkinlerin değerlendirme ve planlama bürosuna, tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunan çocuk ve yetişkin tüm yükümlülerin vaka sorumlusuna yönlendirilmesi, bu yükümlülerin tedavi süreçleri tamamladıktan sonra tekrar denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaatlarında suça sürüklenen çocukların çocuk hizmetleri bürosuna, yetişkinlerin değerlendirme ve planlama bürosuna yönlendirilmesi

 3. Haklarında Yönetmeliğin 35 ve 36 ncı maddeleri gereğince risk ve ihtiyaç belirleme işlemi yapılması ve/veya denetim planı hazırlanması gereken diğer yükümlülerin müdürlüğe müracaatlarında yetişkinlerin değerlendirme ve planlama bürosuna, suça sürüklenen çocukların çocuk hizmetleri bürosuna yönlendirilmesi, bu süreçte;

a) Haklarında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkraları gereğince mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararı verilenlerden; aynı Kanunun 107 nci maddesi kapsamında yükümlülük belirlenen yetişkinlerin her halükarda değerlendirme ve planlama bürosuna yönlendirilmesi, söz konusu Kanunun 107 nci maddesi kapsamında yükümlülük belirlenmeyen yetişkinlerin ise kendisi ile yürütülecek ihtiyaç değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarına katılmaya istekli olmaları halinde değerlendirme ve planlama bürosuna, istekli olmadıklarını beyan etmeleri halinde vaka sorumlusuna yönlendirilmesi,

B) Haklarında adli kontrol tedbiri bulunan ve denetimli serbestlik müdürlüğüne gelemeyen/gelmek istemeyen çocukların alternatif yöntemler kullanılarak sürece dahil edilmelerinin sağlanması amacıyla çocuk hizmetlerinden sorumlu uzmanın programını planlayabilmesi üzere söz konusu çocukların dosyalarının tebligat işlemlerinin ardından çocuk hizmetleri bürosuna gönderilmesi, kararın infaz sürecine ilişkin diğer işlemlerin sürdürülebilmesi için dosyanın infaz bürosuna tevzi edilmesi, çocukların müdürlüğe müracaat etmeleri halinde yine bu büroya yönlendirilmelerinin sağlanması,

C)  Haklarında risk ve ihtiyaç belirleme işlemi yapılması ve/veya denetim planı hazırlanması gereken diğer yükümlülerin de yaş durumlarına göre çocuk hizmetleri ya da değerlendirme ve planlama bürosuna yönlendirilmesi sağlanacaktır.

Yükümlünün değerlendirilmesinin denetimli serbestlik süresi boyunca mümkün hale gelebilmesi için UYAP ekranlarında çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilmiş olması, bu düzenlemeler ile denetimli serbestlik sürecinde gerçekleştirilen ilk üç bireysel görüşme (değerlendirme görüşmeleri), uzun süreli bireysel görüşmeler, grup çalışmaları gibi yükümlü ile yoğun şekilde temas etmeye elverişli olan eğitim ve iyileştirme çalışmalarında yükümlüyü değerlendirme işlemlerine devam edilmesi ve bu değerlendirmelerin UYAP sisteminde yer alan süreç değerlendirme formlarına kaydedilmesi, bu bakımdan eğitim ve iyileştirme çalışmalarına katılan yükümlülerin, her görüşme ya da oturum sürecinde değerlendirildiği göz önünde bulundurulduğunda değerlendirmenin altı ayda bir gibi geniş bir aralıkta değil, iki ilâ dört haftada bir gibi daha kısa aralıklarla yoğun bir değerlendirmeye alınması,infaz uygulamaları bakımından vaka sorumlusu, denetim uygulamaları kapsamında da denetim bürosunda görevli memurlar tarafından yükümlü hakkında yapılan değerlendirmelerin yine UYAP sisteminde yer alan süreç değerlendirme formlarına işlenmesi, ayrıca bu değerlendirmenin soru-cevap yöntemi ile sınırlı kalmayıp gözlem ve etkileşimi de içeren çok yönlü bir süreç değerlendirmeyi kapsaması, öte yandan yükümlünün başka bir suç nedeniyle tutuklanması ya da kesinleşen hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumuna alınması ve sonrasında denetimli serbestlik sürecine devam edilmesi halinde yükümlü hakkında yeniden risk ve ihtiyaç değerlendirmesi de yapılması, tüm bu bilgiler ışığında yükümlünün denetim planında değişiklik yapılması gerekliliği durumunun da takip edilebilmesi nedeniyle yükümlülerin risk ve ihtiyaçlarının en geç altı ayda bir yeniden değerlendirilmesi şeklindeki sınırlandırıcı uygulama yerine hâlihazırda gerçekleştirilen çok yönlü süreç değerlendirmesini içeren uygulamanın yanı sıra denetimli serbestlik personeli ve/veya yükümlü tarafından denetimli serbestlik müdürlüğü infaz işlemleri değerlendirme komisyonundan talepte bulunulması halinde, gerekli olduğu değerlendirilen her durumda komisyon kararı ile bu yenileme işleminin yapılabilmesi hükme bağlanmıştır.

 Denetimli serbestlik müdürlükleri infaz bürosunda vaka sorumlusu olarak görevlendirilen denetimli serbestlik memurlarının yükümlülerle ayda en az bir kez görüşme yapmasını gerektiren düzenleme; Uyap ekranlarında gerçekleştirilen değişikliklerle birlikte dosya takibinin ekranlar aracılığıyla yapılabilir hale gelmesi, bu bakımdan ilave iş yüküne sebebiyet vermesi, yükümlülerin bu görüşmeleri takip etmekte zorlanmaları ve bu durumun ihlal oranları ile yaptırım (uyarı, dosya kapatma, ceza infaz kurumuna iade) sayılarını artırması ve benzeri sebepler gözetilerek, yükümlünün talebi olması ya da gerekli görülmesi durumunda bu görüşmelerin gerçekleştirilmesini sağlayacak şekilde değiştirilmiştir. Bu kapsamda denetim planının hazırlanarak yükümlüye tebliğ edildiği gün, yükümlünün mazeret bildirimi, izin talebi vb. durumlarda iletişime geçmesi gereken vaka sorumlusu ile tanışmasını ve varsa diğer işlemlerinin gerçekleştirilmesini (diğer kurumlara müracaat için evrak teslimi vb.) sağlamak amacıyla denetim planında bir sefere mahsus olarak vaka sorumlusu ile görüşme planlanacak olmakla birlikte infaz süreci hakkında gerekli olan her halde vaka sorumlusu yükümlü ile görüşülmesinden ve alınan geri bildirimlerin ilgili büroya veya komisyona iletilmesinden sorumlu olmaya devam edecektir.

Yönetmeliğe denetimli serbestlik şefinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen yeni bir madde eklenerek şefin görevlerinin hüküm altına alınması sağlanmıştır.

Personelin görevlendirildiği büronun değiştirilmesi halinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığına gerekçesinin bildirilmesini gerektiren düzenleme eklenerek hizmet içi eğitim planlamaları, personel ihtiyacının belirlenmesi vb. çalışmalarda Daire Başkanlığı tarafından güncel büro dağılımının takip edilebilir olması sağlanmıştır.

Denetimli serbestlik sistemi içerisinde yürütülen tüm çalışmaların eşgüdümlü olarak gerçekleştirilmesi ve her bir büro özelinde yürütülen çalışmanın diğer bir büronun devamı ya da başlangıcı olma niteliği taşıması nedeniyle farklı çalışma usulü ve süresi ile mesai sonrası ve hafta sonları çalışabilmeyi ilgilendiren uygulamaların sadece denetim bürosu memurları ile eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanlarıyla sınırlı kalmayıp, tüm personeli kapsamasının gerekli olduğu değerlendirilerek Yönetmeliğin “Farklı çalışma usulü ve süresi” ile “Mesai sonrası ve hafta sonları çalışma” başlıklı maddelerinde, uygulamanın tüm personeli kapsayacağı şekilde değişiklik yapılmıştır.

Bazı karar türlerinde yargı mercii tarafından belirlenen yaptırım/yükümlülük dışında denetimli serbestlik müdürlüğünce yükümlü hakkında iyileştirme çalışmaları da dâhil olmak üzere herhangi bir yükümlülük verilemediğinden ve yükümlünün  istekli olmaması halinde risk ve ihtiyaç belirleme işlemi ile tespit edilen ihtiyaçlarına yönelik herhangi bir planlama yapılamadığı için; risk ve ihtiyaç değerlendirmesi yapılmasının riskine göre yükümlülük belirlenmesi gereken yükümlüler ve belirlenen ihtiyaçları doğrultusunda hakkında iyileştirme çalışmaları planlanması gerekli olan yükümlüler hakkındaki karar türlerinde gerçekleştirilmesinin uygulamaları daha işlevsel kılacağının değerlendirilmesi, ayrıca haklarında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen yetişkin yükümlüler için geliştirilen değerlendirme aracının uygulamaya konulmasının mevzuat ile desteklenmesi amacıyla risk ve ihtiyaç belirleme işlemi yapılması gereken karar türlerinde değişikliğe gidilerek her bir karar türünün sıralandığı düzenlemeye yer verilmiştir. Bu kapsamda;

1. Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi kapsamında sadece denetimli serbestlik kararı bulunan yetişkin yükümlülerin tebligata müteakip müdürlüğe müracaatlarında kayıt kabul işlemlerinin tamamlanmasının ardından, tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunan yetişkin yükükümlülerin ise tedavi süreçlerini tamamladıktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaatlarında infaz bürosu tarafından değerlendirme ve planlama bürosuna yönlendirildiklerinde risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi,

2. Haklarında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkraları gereğince mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararı verilenlerden aynı Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yükümlülük belirlenenlerin  risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, söz konusu Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yükümlülük belirlenmeyenlerin ise kendisi ile yürütülecek ihtiyaç değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarına katılmaya istekli olmaları halinde risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi,

3. Haklarında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yükümlülük belirlenenlerin kayıt kabul işlemlerinin tamamlanmasının ardından her halükarda değerlendirme ve planlama bürosuna yönlendirilmesi ve bu yükümlülerden sadece ilgili maddenin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi gereğince tedavi amaçlı programlara katılma yükümlülüğü verilenlerin  risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi,

4. Ayrıca Yönetmeliğin 35 inci maddesinde sayılan diğer karar türlerinde de yükümlülerin risk ve ihtiyaç belirleme işlemlerinin gerçekleştirilmesi sağlanacaktır.

5. Yukarıda sayılan durumlarda çocukların risk ve/veya ihtiyaçlarının belirlenmesi, çocuk hizmetleri bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından yapılacaktır.

 Öte yandan haklarında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma veya gözetim altında ücret karşılığı çalıştırılma kararı verilen yükümlülerin çalıştırılacakları yerin belirlenmesi sürecinde özellikle çocukların ve mağdurların korunması amacıyla Yönetmelik değişikliği öncesinde de gerçekleştirilmekte olan; yükümlünün kendisine, ailesine, mağdura ve topluma karşı taşıdığı zarar verme riski ile tekrar suç işleme riskinin belirlenmesine yönelik risk analizi yapılması hususu Yönetmelikte hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda; yükümlünün çalıştırılacağı yeri belirlemek amacıyla adli sicil-arşiv kaydı ve adli sicil kaydına yansımamış olmakla birlikte kesinleşmiş olan adli kararları tespit etmek için UYAP taraf-vekil ekranında yer alan kayıtlar ile mahkeme karar(lar)ı ile kesinleşme şerh(ler)inin incelenmesi suretiyle kendisine, ailesine, mağdura ve topluma karşı taşıdığı zarar verme riski ile tekrar suç işleme riskinin belirlenmesine yönelik değerlendirme ve planlama bürosu tarafından risk analizi yapılacak ve cinsel dokunulmazlığa karşı suç, kasten adam öldürme, uyuşturucu ve uyarıcı madde, terör, fuhuş gibi suçlardan hüküm giymiş olan ya da devam eden davası bulunan ve/veya uyuşturucu madde kullanımı olduğu tespit edilen yükümlülerin okul, rehberlik ve rehabilitasyon merkezleri ile çocuk ve gençlerin bulunduğu diğer yerlerde çalıştırılmaması, yine hükümlünün mağdurun bulunduğu yerde çalıştırılmaması sağlanacaktır.

Denetimli serbestlik müdürlükleri infaz işlemleri değerlendirme komisyonu listelerinin Daire Başkanlığına bildirilmesi süresi konusunda yaşanan aksaklıkların ve bu sebeple gerçekleştirilen yazışmaların önüne geçilmesi, müdürlüklerin ve Başkanlığın süreci daha kolay takip etmesi amacıyla; komisyon listesinin bir takvim yılı için oluşturularak her yıl Aralık ayı içerisinde Genel Müdürlüğün onayına sunulmasını gerektiren düzenleme yapılmıştır.

Tedavi ve denetimli serbestlik kararlarında yükümlü hakkında rehberlik ve iyileştirme çalışmalarının planlanmasının gerekmesi, adli kontrol kararı verilen çocuklardan kendisi ile yürütülecek ihtiyaç değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarına katılmaya istekli olanlar için de plan hazırlanacak olması ve mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararlarının infazına yönelik bir kısım uygulamada değişiklik yapılması nedeniyle Yönetmelikte haklarında denetim planı hazırlanmayacak yükümlülere yönelik düzenlemede değişikliğe gidilmiştir. Bu kapsamda;

  1. Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi kapsamında sadece denetimli serbestlik kararı bulunan yükümlülerin tebligata müteakip müdürlüğe müracaatlarında, tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunan yükükümlülerin ise tedavi süreçlerini tamamladıktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaatlarında risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek denetim planı hazırlanması,

  2. Haklarında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkraları gereğince mükerrirlere özgü denetimli serbestlik kararı verilenlerden aynı Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yükümlülük belirlenenlerin risk ve ihtiyaçları belirlendikten sonra denetim planı hazırlanması, söz konusu Kanunun 107 nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları kapsamında yükümlülük belirlenenler için risk ve ihtiyaç belirleme işlemi yapılmaksızın karar içeriğine uygun şekilde denetim planı hazırlanması, yükümlülük belirlenmemiş olmakla birlikte kendisi ile yürütülecek ihtiyaç değerlendirme ve iyileştirme çalışmalarına katılmaya istekli olanlar hakkında risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesinin ardından denetim planı hazırlanması,
  3. risk ve ihtiyaçları belirlendikten sonra denetim planı hazırlanması, diğer fıkralardaki yükümlülükler kapsamında risk ve htiyaç belirleme işlemi yapılmaksızın karar içeriğine uygun şekilde denetim planı hazırlanması,
  4. Adli kontrol kararı verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında tespit edilen ihtiyaçları doğrultusunda denetim planı ve protokolün hazırlanması,

  5.  Çocuklar hakkındaki denetim planlarının çocuk hizmetleri bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından hazırlanması sağlanacak olup,

  6. Haklarında adli kontrol kararı verilen yetişkinler, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı verilenler ve cezanın konutta çektirilmesi kararı verilenler için denetim planı hazırlanmayacaktır.

İlgili diğer mevzuatla belirlenmiş olmakla birlikte; denetim ve değerlendirme raporu hazırlanması gereken yükümlüler, bu raporlamaların içeriği ve hazırlanma süreleri ile ilgili olarak uygulamada karşılaşılan sorun ve farklılıkları gidermek amacıyla bu husustaki usul ve esasları içeren düzenlemelere yer verilmiştir.

Denetimli serbestlik süresinin yetişkinlerde 1 ilâ 4 yıl, çocuklarda 6 yıla kadar devam edebileceği göz önünde bulundurulduğunda bireysel görüşme sayısının sınırlandırılmasının özellikle grup çalışması için uygun görülmeyen yükümlüler hakkında planlanan eğitim ve iyileştirme çalışmalarını kısıtladığı, bireyin ihtiyaçları doğrultusunda görüşmelere devam edilmesi gerektiği kanaati oluşan durumlarda engelleyici olduğu değerlendirilerek on iki ile sınırlandırılmış olan bireysel görüşme sayısının, yükümlünün ihtiyacı doğrultusunda komisyon kararı ile artırılabilmesine imkân sağlanmıştır.

Denetimli serbestlik uzmanı tarafından sosyal araştırma raporu hazırlanması gerektiğinde ve ilgili şüpheli/sanığın ceza infaz kurumunda bulunması halinde; hakkında sosyal araştırma raporu talep edilmiş şüpheli veya sanık ile ilgili olarak ceza infaz kurumundan rapor içeriğinde kullanılmak üzere bilgi talep edilebilmesi hükme bağlanmıştır.

Yükümlünün iznini geçirdiği yerdeki denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etme zorunluluğu; izin süresinin son gününün hafta sonuna/resmi tatil günlerine denk gelmesi, yükümlünün iznini kullanacağı yere yakın bir denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunmaması, izin belgesini imzalatsa dahi bu durumun izin sürecinde farklı bir ile/ilçeye gitmesine engel oluşturmaması nedeni ile kaldırılmıştır. 

Denetimli serbestlik kararlarında yükümlülüklerin infazı, Yönetmeliğin ilgili maddelerinde hüküm altına alındığı üzere, kararın türüne göre yükümlünün müdürlüğe müracaatında, denetim planının hazırlandığı tarihte veya belirlenen yükümlülüğün fiilen yerine getirilmeye başlandığı tarihte başladığından Yönetmelikte tanımlanan yükümlülük ihlali durumunda aranan “ısrar” şartının, henüz yükümlülüklerin infazına başlanılmamış olması nedeniyle tebligata uymamada aranmasının gerekmediği, bu hususun Yönetmeliğin “Kaydın kapatılması” başlıklı maddesinde yer alan hükümle de desteklendiği değerlendirilmekle birlikte, uygulamada karşılaşılan tereddütlere açıklık getirilmesi amacıyla Yönetmeliğin “Tebligat” başlıklı maddesine usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlünün on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmemesi halinde uyarı işlemi ve tekrar tebligat yapılmaksızın kaydın kapatılmasının gerektiğinin vurgulandığı düzenleme eklenmiştir.

Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde yetişkinler bakımından üç, suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dört defa ihlal edilmesinin yükümlülüğe uymamakta ısrar etme sayılmasına yönelik değişiklik yapılmıştır.

Uygulama farklılıklarının giderilmesi amacıyla; kayıt kapatmayı gerektiren haller ile ihlal tespiti halinde kayıt kapatmadan dosyanın ilgili yargı merciine gönderilmesi gereken karar türleri açıkça ifade edilmiştir.

Haklarında Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi kapsamında tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunan yükümlülerin denetimli serbestlik sürecinde yılda en az bir kez habersiz olarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadıklarının tespit edilmesi amacıyla sağlık kurumuna sevk edilmelerinin önünü açan değişiklik yapılmıştır. Bu kapsamda; tedavi verilmeksizin sadece denetimli serbestlik tedbiri bulunan yükümlünün denetimli serbestlik süresi içinde, hakkında denetimli serbestlik kararı ile birlikte tedavi tedbiri bulunan yükümlünün ise ilgili sağlık kurumunda tedavisi tamamlandıktan sonra, yılda en az bir kez habersiz olarak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için sağlık kurumuna sevkinin yapılması gerekli kılınmıştır.

Yönetmeliğin “Hapis cezasının konutta infazı” başlıklı maddesine; doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınlar ile hapis cezasının konutta infazına karar verilen çocuklar hakkında denetimli serbestlik uzmanı tarafından, konutuna gidildiğinde tespit edilen ihtiyaçları içeren bir rapor hazırlanması ve varsa barınma, ekonomik destek, eğitim vb. ihtiyaçların karşılanması amacıyla uygun sosyal hizmet modelinin belirlenmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bildirimde bulunulmasına yönelik düzenleme eklenmiştir.

Hapis cezasının konutta infazına karar verilen hükümlülerden; örgün eğitimine devam eden çocuklar ile kronik bir rahatsızlığı sebebiyle düzenli olarak sağlık kuruluşuna gitmesi gerekenler hakkında bu durumlarını belgelendirmeleri ve talep etmeleri halinde ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığının araştırılarak gerektiğinde mazeretli olacakları günlerde yeteri kadar süre ile konutlarından ayrılabilmelerine infaz işlemleri değerlendirme komisyonu tarafından karar verilebilmesini sağlamaya yönelik düzenleme eklenerek,  örgün eğitimine devam eden çocukların eğitim haklarının engellenmemesi ve eğitime devamlarının teşviki sağlanmış ayrıca kronik bir rahatsızlığı sebebiyle düzenli olarak sağlık kuruluşuna gitmesi gereken hükümlüler hakkında yapılabilecek işlemler hükme bağlanmıştır.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler hakkındaki kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüğünün infazının on gün içinde başlatılma süresi, otuz gün olarak değiştirilmiştir. Ayrıca kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünün ülke genelinde eş zamanlı yürütülen ağaçlandırma, çevre temizliği ve benzeri çalışmalarla yerine getirilmesinin planlanması veya yükümlülerin talebi durumunda komisyonun uygun görmesi halinde, hâlihazırda günlük dört saat olarak uygulanan çalışma süresinin aylık çalışma süresini aşmayacak şekilde sekiz saate kadar birleştirilerek uygulanabilmesini sağlamaya yönelik düzenleme eklenmiştir. Bu kapsamda yükümlülüğün infazına başlandığı tarihten itibaren her otuz gün içinde seksen saati aşmayacak şekilde planlama yapılması gerekmektedir.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler hakkındaki kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüğünün müdürlük tarafından açılması sağlanan meslek edindirme kurslarında da yerine getirilebilmesine imkan sunan düzenleme eklenmiştir.

Yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılması gereken iş ve işlemlerin daha anlaşılır hale getirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik olarak Yönetmeliğin ilgili maddesinde düzenleme yapılmıştır. Bu kapsamda; İçişleri Bakanlığının ülkede kalmasında sakınca olduğu bildirilen ve denetimli serbestlik tedbiri olarak, koşullu salıverilme tarihine kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilen hükümlünün sınır dışı işlemlerine esas olmak üzere kolluğa teslim edilmesi hükme bağlanmıştır. Ayrıca yabancı uyruklu hükümlülere ait bilgilere Uyap ekranları aracılığıyla erişim sağlanabildiğinden bu hükümlülerin Daire Başkanlığına bildirilmesi gerekliliğini içeren düzenleme kaldırılmıştır.

Şüpheli, sanık veya hükümlülerin denetimleri amacıyla elektronik cihazlar ile izlenmelerinde ses, yüz, parmak izi vb. biyometrik kimlik bilgilerinin kullanılarak kimliğinin doğrulanması yönteminin kullanımına başlanması planlandığından bu yöntemin tanımının ve kullanım sürecinin Yönetmelikte yer alması gerektiği değerlendirilerek Yönetmeliğe bu uygulama sürecinde gerçekleştirilecek iş ve işlemleri düzenleyen madde eklenmiştir.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Denetimli Serbestlik Son Dakika | Dilekçe | Af Yasası | İmza Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız