Makaleler

ADLİ KONTROL İMZASI

Mahkeme karar vermeden tutuklamak yerine imza yükümlülüğü verebilir. Bu imza yükümlülüğü her gün olabildiği gibi ayda bir imza atma yükümlülüğü halinde de olabilir. Genelde kişinin ikametine en yakın kolluk birimine imza atılarak yerine getirir.

21 Mart 2022 Saat: 12:19
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 10.513 kez okunmuştur

İMZA YÜKÜMLÜLÜĞÜ (TCK 109/3-b)
ADLİ KONTROL İMZASI
ADLİ KONTROL İMZASI ATILMADIĞINDA NE OLUR?
Kişi imza atmadığı takdirde denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından haklarında adli kontrol verilen yükümlülerin imzaya hiç başlamama, cezaevinde bulunma, askere alınma, imzayı ihlal etmeleri gibi durumlarda ilgili yargı merciine (savcılık veya mahkemeye) talepte bulunmaktadır. Bu talepte kişi imza atmadı. Tutuklanacak mı? İmza atmaya devam edecek mi? Mazereti kabul edilecek mi? gibi anlama gelen iligili savcılık veya mahkemeden yazılı olarak talep etmektedir. Yani soruşturma aşamasında savcılıklar yada koğuşturma aşamasında mahkemelere görüş sorulmaktadır. Ancak denetimli serbestlik müdürlüklerinin bu taleplerine ve yazılarınıza çoğunlukla savcılık veya mahkeme tarafından cevap verilmediği görülmektedir. Hatta 10 defa görüş talebi ile yazılara cevap verilmediği anlaşılmaktadır. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü 3 veya 4. yazıdan sonra telefonla ilgili yargı mercii ile iletişime geçmektedir. Şifaen yazının akıbeti sorulmaktadır.
Bazı yerler onca yazı yazılmasına rağmen  savcılık veya mahkeme tarafından İşleme alımamaktadır. Bazı mahkemeler ancak  duruşma günü karar alabileceklerini belirtmektedir. Duruşma günü 6 aydan daha uzun bir takvim içinde olabilmektedir. Şahıs tebligatı almasına rağmen imzaya  gitmeyebiliyor. Duruşma gününe kadar da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bu durumda beklemek durumunda kalabilmektedir. Aylarca Adli Kontrol imza yükümlülüğü yerine getirilmeden bekleyebilmektedir.  Diğer taraftan Adli kontrol devam ederken başka bir dosyadan 15 Yıl hapis cezası almış ve infazına cezaevinde yeni başlamış dosya ile de Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından ilgili savcılık veya mahkemeye görüş sormaktadır. Böyle durumda dahi kişi cezaevinde olduğu halde imza kararına devam kararı çıkabilmektedir. Oysaki bu imza yükümlülüğünün uygulanması mümkün değildir. Çünkü kişi cezaevinden çıkıp imza atmaya karakola gidemez. Yani denetimli serbestlik müdürlüklerinin imza yükümlülüğü için savcılık veya mahkemeye yazdıkları sordukları görüş yazıları çoğunlukla görmezden gelinmektedir. Denetimli Serbestlik Müdürlükleri yazının akıbetini sormak için sıkça yazı yazdıkları halde değişen bir durum olmamaktadır.  Bazı mahkemelerde (ağır ceza mahkemeleri gibi) denetimli serbestlik müdürlüğüne ilgili kişinin imza ihlali ile ilgili mahkemeden akıbet yazısı yazmaması hususunda uyarmaktadır. Yargılamanın yoğunluğu nedeni ile bu evraklarla meşgul edilmemesi gerektiği hususunda ihtar edilmektedir. 
Tüm bunların ışığında imza yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere bu durum avantaj sağladığı gözlemlenmektedir. Yine adli kontrol imza yükümlüsü kişiler imzalarına dikkat etsinler. Zamanında ve yerinde atmaya devam etsinler. İmza atılamadığında ise mutlaka denetimli serbestlik müdürlüklerine neden imza atmadıklarını anlatan bir dilekçe ile başvurmalarını gerekmektedir. 

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Denetimli Serbestlik Son Dakika | Dilekçe | Af Yasası | İmza Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız